• BIST1000 %
  • DOLAR %
  • EURO %
  • STERLIN 0.00%
  • ALTIN (gr)0,00 %
  • ALTIN (ons) 0.00%
  • PETROL %
Ana sayfa / Güncel Haberler / Trump’ın son sürprizi: Müttefiklerarası Ticaret Savaşı
Trump’ın son sürprizi: Müttefiklerarası Ticaret Savaşı

Trump’ın son sürprizi: Müttefiklerarası Ticaret Savaşı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa Birliği (AB), Kanada ve Meksika’yı çelik ve alüminyum tarifelerine tabi tutma kararıyla başlayan “Müttefiklerarası Ticaret Savaşı”nın yıllarca sürmesinden korkuluyor.

Trump, sürpriz şekilde kazandığı başkanlık seçimlerinin ardından yaklaşık 1,5 sene geçmesine rağmen dünyayı şaşırtmaya devam ediyor.

Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra diplomasinin gerektirdiği şekilde davranacağını düşünen birçok kişiyi yanıltan Trump, şimdiye kadar Paris İklim Anlaşması, Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP), Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nden (UNESCO) çekilerek ABD tarihinin belki de en radikal kararlarına imzasını attı.

AB, Kanada ve Meksika’nın çelik ve alüminyum tarifelerine tabi tutulan ülkeler listesine eklenmesi, Trump yönetiminin son sürprizi oldu. ABD’nin müttefiklerarası ticaret savaşının fitilini ateşleyen bu adımın, milli emniyet gerekçesine dayandırılması işleri daha da karmaşık hale getirdi.​​​

Aylardır Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşının dünya ekonomisini nasıl etkileyeceğini tartışan uzmanlar, şimdi ABD ile AB arasındaki siyasi ilişkilerin ve savunma alanındaki iş birliğinin nasıl etkileneceğini de kestirmeye çalışıyor.

– “Müzakerelerden netice alınması en az 4-5 ay sürer”

AA muhabirinin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Peterson Uluslararası Iktisat Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Gary Hufbauer, ABD ve AB arasındaki müzakerelerden 4-5 ay içinde netice alınabileceği öngörüsünde bulundu.

Hufbauer, bu süreçte dünyanın en mühim iki müttefiki arasındaki ticaretin menfi etkileneceğini vurgularken, “AB hızlı şekilde daha evvel açıkladığı listedeki Amerikan ürünlerine gümrük vergileri getirecek. Bu, ABD-AB arasındaki ticaretin 3-4 milyar dolarlık bölümüne yüzde 25 gümrük vergisi uygulanacağı anlamına geliyor” dedi.

Müzakerelerin ABD’nin AB’den talep ettiği tavizler yüzünden vakit alacağını anlatım eden Hufbauer,
Trump’ın bilhassa Almanya’ya ticaret fazlası nedeniyle tepkili olduğunu anımsattı.

Bununla birlikte, müzakereler sonucunda tarifelerin kaldırılmasının olası olabileceğini düşünen Hufbauer, şunları kaydetti:

“ABD ile AB arasındaki müzakerelerden netice alınması en az 4-5 ay sürer. Müzakereler sonucunda tarifelerin kotalara dönüştürüleceğini düşünüyorum. Ancak şayet müzakereler netice vermezse Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) anlaşmazlık süreci birkaç sene bile sürebilir.

Ama netice itibarıyla, DTÖ’nün ülkelerin milli emniyet meselelerine karışması, güvenlikleri için neyin iyi, neyin kötü, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu söylemeye kalkması olası olmadığı için karar muhtemelen ABD’nin lehine olur.”

– “Kanada ve Meksika ile daha acele çözülebilir”

Hufbauer, Kanada ve Meksika’nın ABD’yi misillemesinin AB’ye kıyasla daha basit olduğunun altını çizerken, bu ülkelere yönelik gümrük tarifelerin yaklaşık bir ay içinde kotalara dönüşmesinin olası olduğunu dile getirdi.

Bu noktada, Güney Kore’nin çelik ve alüminyum tarifelerinden, dışsatım kotaları sayesinde muaf tutulduğunu hatırlatan Hufbauer, kotaların tarifelerin yerine geçmesinin tarafları görece​ daha memnun edeceğini şu sözlerle anlattı:

“Gümrük vergilerinin fiyatları artıracağını birçok insan biliyor ancak Trump Amerikan halkının genelini kotaların fiyatları artırmadığına ikna edebilir. İhracatçı ülkeler de kota nedeniyle artan fiyattan yararlanacakları için tarifelere kıyasla kat kat daha mesut olacaklar.”​

Hufbauer, ayrıca AB, Kanada ve Meksika’nın açıkladıkları misilleme listelerinde son seçimde Trump’ı destekleyen “salıncak eyaletleri” hedef alarak siyasi baskıyı artırma stratejilerinin, Trump yönetimini art adım atmaya ikna etmek için en iyi yol olduğunu sözlerine ekledi.

– “ABD, DTÖ’deki davayı kaybeder”

Johns Hopkins Üniversitesi Iktisat Profesörü ve Cato Enstitüsü Direktörü Steve Hanke ise Trump yönetiminin baskılara rağmen pozisyonunu değiştirmeyeceğini savundu.

Yapılan kamuoyu anketlerinde, Trump’ın tasdik oranının son aylarda yükseldiğine işaret eden Hanke,
sözlerini şöyle sürdürdü:

“Trump, kabinesi ve iktisat danışmanları ABD’nin hariç ticaret açığının gerçekten adil olmayan ticaret uygulamalarından kaynaklandığına inanıyorlar. Trump’ın tasdik oranının son dönemde yükseldiği göz önüne alınırsa Amerikan halkı da bu adımları destekliyor. Bu nedenle, ticaret politikalarında değişim olacağını sanmıyorum. ABD’nin çelik ve alüminyum tarifelerini istediklerini almadan kaldıracağını hiç düşünmüyorum”

Hanke, buna karşın, AB, Kanada ve Meksika’nın ABD’nin en mühim müttefiklerinden olduğu için milli emniyet mazeretinin garip ve sorunlu göründüğünü vurguladı.

Bu nedenle, ABD’nin DTÖ’nün anlaşmazlıkların çözümü sürecinde zorlanacağını öngören Hanke, “AB ve Kanada, DTÖ’ye başvuracaklarını açıkladılar. Milli emniyet gerekçesi, DTÖ’deki süreci biraz belirsizleştiriyor. ABD, zaten bu yüzden bu yola başvurdu ama sadece milli güvenliğimizi tehdit ediyor demekle davayı kazanamaz. Bu gerekçenin doğruluğunu kanıtlaması lazım. Bence bu zor. ABD’nin DTÖ’deki davayı kaybedeceğini düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı.

AA

 


Yazar admin

Check Also

Rusya'da imalat PMI düşüşünü sürdürdü

Rusya’da imalat PMI düşüşünü sürdürdü

Rusya’da imalat endüstri PMI, temmuzda bir önceki aya göre 1,4 puan gerileyerek 48,1 puana düştü. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir