• BIST1000 %
  • DOLAR %
  • EURO %
  • STERLIN 0.00%
  • ALTIN (gr)0,00 %
  • ALTIN (ons) 0.00%
  • PETROL %
Ana sayfa / Güncel Haberler / Erdoğan: Türksat 5A ve 5B’yi Musk’ın Falcon roketleriyle fırlatacağız
Erdoğan: Türksat 5A ve 5B'yi Musk'ın Falcon roketleriyle fırlatacağız

Erdoğan: Türksat 5A ve 5B’yi Musk’ın Falcon roketleriyle fırlatacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hususi yayınında “Gençlik ve Teknoloji Buluşması” programında gençlerin sorularını cevapladı.

Erdoğan, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’de (TUSAŞ) düzenlenen programda, gençlerin savunma sanayii ve teknoloji alanındaki sorularını yanıtladı.

“Üçüncü nükleer enerji santralini de kuracağız”

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği öğrencisinin “İleride nükleer bir santralde çalışabilecek miyim? Enerjide nükleer konusunda dönüşüm ne vakit tamamlanacak?” sorusu üzerine Erdoğan, şu anda gençlerin nükleer enerji alanına ilişkin çalıştığını, kendisinin de mezun olduktan sonra bu alanda çalışabileceğini dile getirdi.

Erdoğan, “Sadece Akkuyu ile kalmayacağız. Sinop, bir üçüncü nükleer enerjinin de şu anda görüşmelerini yapıyoruz. Üçüncü bir nükleer enerji santralini de kuracağız.” dedi.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin, Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 10’unu karşılayacağını bildiren Erdoğan, “Bir yüzde 10’u, belki daha fazlasını da Sinop ile karşılayabiliriz. Üçüncüsüyle de tekrar aynı şekilde daha fazlasını karşılama imkanımız olacak.” diye konuştu.

Nükleer santrallerin ileri teknoloji olduğunu belirten Erdoğan, nükleer enerji alanına ilişkin eğitim almaları için yaklaşık 300 gencin Rusya’ya gönderildiğini hatırlattı.

Türkiye’nin, nükleer santrallere ilişkin Japonya ve Fransa ile de çalışma yürüttüğünü bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Onu bitirdiğimiz andan itibaren de bir o kadar, belki daha fazla gencimizi, öğrencimizi oralara göndereceğiz. Üçüncüyü de aka ihtimalle Çin ile yapma durumumuz laf konusu. Anlaşırsak buralara da talebe göndereceğiz. Onlar da oralarda eğitim-öğretim alacak. Böylece Türkiye enerji ihtiyacının aka kısmını nükleer enerjiyle karşılamış olacak. Buna ihtiyacımız var.”

“Artık bu oyuna gelmeyeceğiz”

Erdoğan, nükleer enerji konusunda birilerinin söylediği gibi oyunlara gelmek istemediklerini vurguladı.

“Nükleer enerji etraf kirliliği tehdidi oluşturuyor.” iddialarını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

”Dünyada nükleer enerjiyi kullanan ülkeler, hangi ülkeler diye baktığımızda, bu işe karşı olduğunu söyleyenlerin çoğunda nükleer enerji santralleri fazla sayıda var. Artık bu oyuna gelmeyeceğiz. Biz de kendi nükleer enerji santralimizi yapacağız. Çünkü orada ileri teknolojiyle bilhassa emisyon hacimlerinin ölçümü başarılı şekilde yapılıyor. Bizi aldatmayın. Sanki bunlar artık yapılmıyor, yok böyle bir şey. Artık bacalarda bunların emisyon hacmi ölçümlerinin hepsi yapılıyor ve bu noktada tertemiz bu enerji kullanılıyor. Biz de bunu başarılı şekilde inşallah uygulamaya koyacağız. Şu anda biliyorsunuz Akkuyu inşaatı devam ediyor. Sayın Putin ile birlikte onun esas atma olayını gerçekleştirdik. Şimdi hedefimiz, ikinciyi bir an evvel başlatmak, üçüncüyü başlatmak ve buralarda sizlerden istifade edeceğiz. Çünkü temiz, güvenilir enerjiye ihtiyacımız var. Bunu buralardan halledeceğiz. Bunları bitirdiğimiz anda da 10 bin kişiye istihdam sağlanacak.”

“Yerli ve ulusal araçlar için 2022 yılını hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli otomobilin ne vakit yollarda görülebileceğine ilişkin bir soru üzerine “Siz ana muhalefetin adayından bu işi daha iyi kavramışsınız. Çünkü o hala şu andaki klasik otomobillerden bahisle benim 20 sene geriden geldiğimi söylüyor. Halbuki kendisinin aynaya bakması lazım.” ifadesini kullandı.

Yerli araba üretecek firmaları ”beş babayiğit” olarak tanımlayan Erdoğan, bu firmalarla en ileri teknolojiyi, yani akıllı sürücü yazılımlı, elektrik şarjlı akülü arabaları konuştuklarını dile getirdi.

Bunun gayrisafi vatan içi hasılaya asgari 50 milyar avro katkı sağlayacağını bildiren Erdoğan, “Bunun farkında değil. Çok daha mühim olan cari açığımıza yıllık 7 milyar avro katkı sağlayacak. 25 bin sadece ek istihdam sağlayacak.” ifadelerini kullandı.

Bursa Yenişehir’de otomotiv test merkezi kurulacağını açıklayan Erdoğan, ”beş babayiğit” ile bu işe soyunduklarını, başarılı bir CEO’yu işin başına getirdiklerini söyledi.

Tasarım çalışmaları hazırlıklarının sürdüğünü anlatan Erdoğan, yerli ve ulusal araçlar için 2022 yılını hedeflediklerini belirterek, “2022’de biz kendi yerli ulusal araçlarımızı ülkemizde göreceğimiz gibi dünya piyasalarına da ihracını yapacağız.” dedi.

“100 bin kişiye iş imkanı sağlamak bizim hedefimiz”

Üniversite mezunlarının iş bulamadığına yönelik bir tespit üzerine Erdoğan, “hedefimiz mega endüstri bölgeleri inşa ederek 100 bin kişiye iş imkanı sağlamak bizim hedefimiz. Bunun proje maliyeti 140 milyar Türk lirası. Mevcut 135 endüstri sitemizi yeniliyoruz, dönüştürüyoruz. 317 bin kişiye de burada iş imkanı sağlayacağız.” bilgisini paylaştı.

İzmir’e teknoloji üssü inşa edeceklerini bildiren Erdoğan, 40 bin kişiye istihdam sağlanacağını açıkladı.

Erdoğan, 114 organize endüstri bölgesi kurulduğunu, Kahraman Kazan’da yeni bir organize endüstri bölgesi yapılacağını dile getirdi.

Kahraman Kazan’daki organize endüstri bölgesinin görsellerini, salonda bulunan dev ekrandan gençlere izleten Erdoğan, “Bunları 10-15 sene evvel konuştuğunuzda kimsenin havsalası almazdı ama şimdi biz artık bunun uygulamasına geçtik.” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın “Bilmiyorum beğendiniz mi?” şeklindeki sorusuna, gençler alkışla cevap verdi.

”Kimi ziyaret edeceklerini biliyorlar”

2003’e kadar Türkiye’ye ait sadece iki uydunun fırlatıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz 16 yılda uzaya 10 uydu fırlattık. 2039’a kadar 11 uydumuzu uzaya fırlatacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerikalı girişimci Elon Musk ile görüşmesi hatırlatarak, “2020 ve 2021’de Türksat 5A ve 5B’yi Elon Musk’ın Falcon roketleriyle fırlatacağız. Bunu kafaya koyduk ve görüştük. Konuşmalarımızı, görüşmelerimizi yaptık, o da müspet baktı. Zaten ziyaretinin bir sebebi de o idi. Onlar da doğal bazen ziyaret edeceklerini biliyorlar.” diye konuştu.

“İHA’larımızı, SİHA’larımızı üretir hale geldik”

Programda, savunma sanayine yönelik bir soru üzerine Erdoğan, 16 sene evvel göreve başladıklarında Türkiye’deki bu sektörün durumunu anlattı.

Erdoğan, o dönemde İsrail’den alınan İHA’lardan ikisinin de arızalı olduğunu, bakımlarını dahi yaptırmakta sıkıntıya düşüldüğünü söyledi.

Şimdi gelinen noktanın fazla farklı olduğuna işaret eden Erdoğan, “İHA’larımızı, SİHA’larımızı üretir hale geldik. Bunları üretir hale geldiğimiz içindir ki işte Afrin’de Zeytin Dalı Operasyonu’nu fazla daha başarılı yaptık. Cerablus’ta aynı şekilde fazla daha başarılı yaptık. En son Kandil, bu operasyonları fazla daha başarılı bir şekilde yürütebildik.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedeflerinin fazla daha ileri gidebilmek olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

“Bu başarılarımıza yeni başarılar ek etmek suretiyle de savunma sanayinde kendimize yetebilmenin dışında bir de ihracatta fazla ağırbaşlı bir paha sağlamak… Çünkü buradan cari açığımızı kapatmakta da bize aka bir olanak sağlıyor. Şu anda 5,5 milyar dolar gibi burada bize sağlanan olanak var. Bu gidişle biz, cari açığı kapatmakta da savunma sanayii ürünlerimizi fazla iyi değerlendirme fırsatını da yakalayacağız.”

Şimdi, İHA ve SİHA’nın devamı olan Akıncı’nın üretilme konumuna gelindiğine dikkati çeken Erdoğan, “Akıncı’nın durumu fazla daha muhteşem. Akıncı 4,5 ton ağırlığında ama 1,5 ton silah taşıyabilecek. Havada kalma süreci fazla daha farklı.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya ile rekabette Akıncı ile farklı bir konuma gelindiğini belirterek, “Çünkü şu anda dünyada bizim rekabet alanımızda o, bizi fazla kuvvetli kılan bir silahımız olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Birçok üründe bilhassa 60 proje varken, şu anda proje sayılarının 600’e ulaştığını bildiren Erdoğan, ulusal ve orijinal üretim modelini uygulayarak buralara gelindiğini vurguladı.

Erdoğan, bu alandaki çalışanların özgüvenlerinin buralara gelinmesindeki önemine işaret etti.

“150 yıldır yapılmayan ve yaptırılmayan bir ulusal piyade tüfeğimizi, onu daha yeni üretmeye başladık.” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“Bunlar, nasıl kasıtlı olarak biz geriletildik veya geride tutulduk, bunu göstermesi bakımından fazla önemli. Yani yerli sektörde dışsatım yapılacak müsaade edilmez, talep var müsaade edilmez. Artık zorla dedik, buna müsaade edeceğiz, verilecek. Ve yerli savunma sanayinde artık bu tüfeklerimiz ihraç edilmeye başlandı. Şimdi atılacak olan bu insansız hava aracındaki yarışta, yerli sektörde de bu adımlar atılıyor. Örneğin ANKA, o da bu rekabetin içerisinde. Bu yarış bu şekilde bizi güçlendirerek devam edecek.”

“24 saat full mesai burada var”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya, dijital dönüşümü konuşuyor, insansız fabrikalar kuruluyor. Biz Türkiye olarak bunu nasıl başarabiliriz. Bir rakibiniz miting meydanlarında ‘Endüstri 4.0’ı ben bilirim.’ diyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “Endüstri 4.0 o zatın kendisine mi ait?” karşılığını verdi.

“Endüstri 4.0” denilen olayın Almanya’da Siemens’in kendi projesi olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bizim ulusal ve yerli projemiz var, biz böyle çıktık. Biz o milli, yerli projemizle şu anda dünyada savunma sanayinde rekabet alanının içerisindeyiz. Örneğin şimdi ATAK helikopterlerimizi yapıyoruz. Ben İtalya ile bunu görüştüğüm zaman, Berlusconi’nin başbakan olduğu dönemde, kendisiyle bu konuları görüştük. Dostluğumuzun da ileri olması sebebiyle ortak üretime girelim dedim.

O vakit görüşmeler yaptık, sonra da ortak üretim kararını verdik. Çünkü dünya hep pazar arıyor ama biz Türkiye’yi pazar olmaktan çıkarmakta kararlıydık. Biz kendimize pazarlar bulalım. Berlusconi’nin desteğiyle anlaştık, ATAK helikopterlerimizi Türkiye’de başlattık. Bunu da doğal Roketsan’la da bilhassa tüm kullanılan bombalar oradan, o da yerli. Burada motorda inşallah onu da halledeceğiz. Şu anda bu üretimi yapıyoruz.”

Erdoğan, şu anda ordunun 34 kadar ATAK helikopterinin kullanıldığını vurgulayarak, “Temennim odur ki sizlere şu anda üretim bandında olanları da programdan sonra gezdirmek isterim. 24 saat full mesai burada var. Bunlar bizim medarıiftiharımız. Nerelerden nerelere geldik, kapılarda dileniyorduk, ne olur bana bir adet helikopter, ATAK ver. Nazlanıyorlardı, kongreden çıkmadı. Şimdi biz bunu artık aştık. ATAK helikopterlerinde de bunu gördük.” değerlendirmesinde bulundu.

“Hürkuş bize yeterli mi? Değil”

Hürkuş’un eğitim uçuşları noktasında yerli tayyare olduğunu kaydeden Erdoğan, “Hürkuş bize yeterli mi? Değil. Bunu daha da ileri teknolojiyle Hürkuşumuzu da ilerleteceğiz, daha ileri bir konuma gelmemiz lazım. Ama mühim olan ilk adımdır, biz bu ilk adımı şu anda atmış vaziyetteyiz. Bunu da başarılı bir şekilde bundan sonra sürdüreceğiz.” dedi.

Erdoğan, ulusal teknoloji hamlesinde ilk adımın mühim olduğunu, bundan sonra da zaten ileri teknolojiye doğru gidildiğini söyledi.

Göreve başladıklarında bu noktadaki şirketlerin sayısının fazla düşük olduğunu dile getiren Erdoğan, şimdi rekabet bulunduğu için bu sayının artmaya başladığını kaydetti.

Erdoğan, araştırma-geliştirmenin de mali noktada getirisinin fazla Fazla olduğunu belirterek, “Bu bakımdan bu konuya da alaka duymaya başladılar. Eskişehir bu konuda iyi bir merkez olmaya başladı. İnanıyorum ki aynı şekilde bu konuda Ankara fazla mühim bir merkez. Zaten hepsinden öte Aselsan fazla ağırbaşlı bir işlev görüyor. Şu anda bizim sadece 137 bin araştırma-geliştirme noktasında çalışanımız var.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, üniversitelerden yetişen gençler için bu sektörde şu anda aka bir saha doğduğunu ve geleceğe yönelik herhangi bir sıkıntının laf konusu olmadığını söyledi.

“Kodlama ve yazılım eğitimine, ilkokuldan itibaren başlıyoruz”

“Toplumda bilim ve teknolojiye olan ilgiyi arttırmak için ne gibi projelerinin bulunduğunun” sorulması üzerine Erdoğan, son 16 yılda hükümet olarak 126 bilim ve sanat merkezi açtıklarını dile getirdi.

Erdoğan, bunun fazla daha ilerisini Haliç’te açacaklarına değinerek, “Haliç’te bilim ve sanat merkezi, yani o ünlü Haliç Tersanesi’ni buna dönüştüreceğiz. 2023’e kadar 150 çocuk kütüphanesi kuracağız. Kodlama ve yazılım eğitimine, ilkokuldan itibaren başlıyoruz. Bu aka ehemmiyet arz ediyor.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığında 5 milyon ciltlik bir kütüphanenin olacağını, aynı zamanda dijital ortamda da kaydının bulunacağını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“İstanbul Rami Kışlası’nı aynı şekilde kütüphaneye dönüştürüyoruz. Orada da 7 milyon ciltlik bir kütüphane kuruyoruz. Tekrar dijital ortama bunların hepsi aktarılacak. Çünkü Türkiye bir ilim, irfan yuvasıyken şöyle bir araştırdığınız zaman, bizim doğru dürüst kütüphanemiz yok. Koskoca Türkiye’de ağırbaşlı anlamda böyle bir kütüphane yok. Ama dünyaya bakıyorsun, 150 milyon ten kitabı olan kütüphaneler var. Şimdi biz Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi’yle buna başladık. Şu ana kadar da 1,5 milyon ten kütüphanemize kitap gelmiş vaziyette. Bunu 5 milyona tamamlayacağız. 5-6 ay içerisinde kütüphanemiz bitiyor, 24 saat burası aleni olacak, öğrencilerimize hizmet verecek.”

“Dünyadan haberi olmayınca, o keki bir şeyle karıştırıyor”

Erdoğan, “Bu hizmeti verirken de, doğal birilerinin fazla hoşuna gidebilir bu, o da şu; biz kek ikramımızı yapacağız. İnadına da olsa yapacağız. Çayını kahvesini orada alabilecek. Fakat dünyadan haberi olmayınca, o keki bir şeyle karıştırıyor.” ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti:

“Benim kızım Amerika’da tahsilini yaparken vakit vakit arıyorum kendisini. Aradığımda, neredesin kızım, ‘Baba kütüphanedeyim.’ Daha sonra merakım, kızım bu saatlerde nasıl oluyor bu iş dediğimde, o da anlatırdı. Hem kütüphanenin yapısını hem de nasıl çalıştığını anlatırdı.

Onlar için en isabetli çalışma yeri orası. Niye? Kütüphane dediğiniz vakit orada sadece kendini hangi dünyaya veriyorsun? Kitap dünyasına, düşünceye, ilme veriyorsun. Evde olduğun vakit kardeşlerin rahat bırakmaz, evde öbür ihtiyaçlardan ötürü rahat çalışamazsın. Ama orada kütüphanede kitaplarla haşır neşir olduğun zaman, dersini de fazla daha rahat bir şekilde çalışma imkanı var. Bizim şu anda attığımız bu adımla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kütüphane bu işlevi görecek. Ulus kıraathaneleri de bu işlevi görecek.”

“İnternet kafelerin ne işler gördüğünü biliyorsunuz”

İllerde ve ilçelerde, ulus kıraathanelerinin bunun için yapıldığını vurgulayan Erdoğan, “Bu adımı atarken de gençlerimizi fena alışkanlıklardan da kurtaralım istiyoruz. Bu internet kafelerin ne işler gördüğünü biliyorsunuz, nerelerden nerelere gençliği kaydırdığını görüyoruz. İstiyoruz ki ilim, irfan sahibi bir nesli yetiştirelim. Bunun için de doğal bu çeşit ulus kıraathaneleri bizim önümüzü inanıyorum ki bu konuda açmış olacak.” şeklinde konuştu.

“Hiçbir gence yüzde 100 iş garantisi vermezler”

Erdoğan, bin 595 iş lisesi, 370 hususi iş lisesi kurulduğunu hatırlatarak, “Dünyanın şu an en gelişmiş ülkesi Amerika değil mi? Hiçbir üniversite mezununa veya gence yüzde 100 iş garantisi vermezler, veremezler. İş garantisi, ehliyet, liyakat işidir. Gerçekten başarılıysa ehliyet, liyakatta iyiyse onu da kaparlar ama ‘Ben üniversiteyi bitirdim, bana derhal iş verilir’, böyle bir şey dünyanın hiçbir yerinde yok.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, 16 yılda eğitim bütçesini 9,3 milyar Türk lirasından 135 milyar Türk lirasına çıkardıklarına dikkati çekerek, “Eğitime bu kadar ehemmiyet verdik. Çünkü bir numara ulusal bütçede savunma sanayiydi. Biz, ulusal eğitim bütçesini bir numaraya çıkardık, savunma bütçesini ise geriye aldık. İkiye sağlığı koyduk, işi böyle devam ettirdik.” ifadesini kullandı.

“586 bin muallim ataması yaptık”

Bu süre içerisinde 586 bin muallim ataması yaptıklarını anımsatan Erdoğan, muallim başına düşen talebe sayısını 24’ten 16’ya indirdiklerini açıkladı.

Kız öğrencilerin okullaşma oranını yüzde 45’ten yüzde 83’e çıkarıldığını aktaran Erdoğan, mektep öncesi eğitimde ağırbaşlı manada bir sıçrama olduğunu söyledi.

Dersliklerin 398 binden 682 bine çıkardıklarını dile getiren Erdoğan, “Benim öğrencilik yıllarımda sınıfım 75 kişiydi ama 105 benlik sınıflar vardı. Şimdi 30’un üzerinde neredeyse yok gibi. 25-20 kişilik, bazı yerlerde 20’nin de altında sınıflarımız var.” şeklinde konuştu.

3 milyar kitap dağıtıldı

Derslik başına düşen talebe sayısının 36’dan 25’e düştüğüne işaret eden Erdoğan, 2002’de 18 bin olan laboratuvar sayısını 39 bine yükselttiklerini anlattı.

YURTKUR’daki döşek kapasitesinin 183 binden 629 bine çıkarıldığını belirten Erdoğan, ortaöğretimde öğrencilere yaklaşık 3 milyar kitap dağıtıldığını bildirdi.

“Teksir notunu bilir misiniz”

Öğrencilere “teksir notu”nun ne olduğunu soran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Biz teksir notlarıyla okuduk. Bir makinesi vardı. O makineyle saman kağıdından o çıkardı. Mürekkep onu tamamen dağıtır. Çünkü kırtasiye dükkanına gittiğimizde bir hafta içinde biz kitabımızı alamazdık. Bu acıları yaşadığımız için aynı acıları yeni kuşak yaşamasın istedik. Ağabeylerimizden teksir notunu isterdik paramızla, onlar da bize satmazlardı. Bu acıyı da çektiğimiz için dedik ki biz kitapları sıraların üzerine koyacağız, yavrularımız kitaplarını okula başlarken sırasının üzerinden alsın. Bunu biz başardık. Şu anda artık böyle bir dert yok.”

Erdoğan, 340 bin öğrenciye hususi mektep desteği sağladıklarını anımsatarak, üniversite sayısını 76’dan 207’ye çıkardıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakkari’den istediği üniversiteye girmek isteyen bir gencin, bunu başarabilmesi olası müydü? Zordu. Fakir, garip, İstanbul’a veya Ankara’ya üniversite kazanacak, gelecek. Biz dedik ki o gelmesin, biz onun ayağına üniversiteyi götürelim.” diye konuştu.

Erdoğan, üniversiteleri öğrencilerin ayağına getirmekle fazla mühim bir görevi ifa ettiklerini vurguladı.

Üniversite harçlarını kaldırdıklarını hatırlatan Erdoğan, “Çıkıyor şimdi bakıyorsunuz ana muhalefetin başı, hala üniversitelerin ücretli olduğundan bahsediyor. ‘Ücretleri kaldıracağız’ diyor. Ya zaten üniversiteler ücretsiz. Dürüst ol. Harç, öyle bir şey kalmadı artık, yok. Demek ki haberi yok ama birileri de uyarmıyor. Bu da tabi ayrı bir sıkıntı.” yorumunu yaptı.

Öğretim elemanı sayısını da 74 binden 159 bine çıkardıklarını anlatım eden Erdoğan, öğretim üyesi ihtiyacına dikkati çekti, YÖK ile görüştüğünü aktardı.

Erdoğan, “Öğretim üyelerimiz, nitelik ne kadar artarsa inanıyorum ki öğrencilerimizin kalitesi de o denli artacaktır.” dedi.

Erdoğan Atak helikopteri üretim hattını gençlerle gezdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorularını yanıtladığı gençlerle daha sonra Atak helikopteri üretim ve montaj hattına geçti. Erdoğan, burada TUSAŞ Genel Müdürü Esas Kotil ve Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir tarafından karşılandı.

Kotil’den Atak helikopterinin üretim aşamaları, özellikleri ve çalışan personeline ilişkin bilgi saha Erdoğan, gençlere terörle mücadelede Atak helikopterinin önemini anlattı.

Yerli motor konusunda geç kalındığına dikkati çeken Erdoğan, Kotil’den yerli motorun kısa sürede üretilmesi konusunda laf aldı.

Erdoğan, daha sonra kendisine eşlik eden öğrencilerle fotoğraf çektirdi ve sohbet etti.

AA


Yazar admin

Check Also

Rusya'da imalat PMI düşüşünü sürdürdü

Rusya’da imalat PMI düşüşünü sürdürdü

Rusya’da imalat endüstri PMI, temmuzda bir önceki aya göre 1,4 puan gerileyerek 48,1 puana düştü. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir