• BIST1000 %
  • DOLAR %
  • EURO %
  • STERLIN 0.00%
  • ALTIN (gr)0,00 %
  • ALTIN (ons) 0.00%
  • PETROL %
Ana sayfa / Güncel Haberler / Ağbal: Cari açığı aşağı çekmesi için kamunun kemer sıkması kaçınılmaz
Ağbal: Cari açığı aşağı çekmesi için kamunun kemer sıkması kaçınılmaz

Ağbal: Cari açığı aşağı çekmesi için kamunun kemer sıkması kaçınılmaz

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ekonomide yeni bir döneme girildiğini belirterek, “Yeni dönemin gereklerine müsait olarak iktisat politikalarında da yeni bir modele geçeceğiz. Küresel iktisat neyi gerektiriyorsa onu yapacağız ama üretimi önceliklendireceğiz. Üretimden asla vazgeçmeyeceğiz.” dedi.

Ağbal, OSTİM Organize Sanayi Bölge (OSB) Müdürlüğünde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, adeta bir KOBİ kenti haline gelen OSTİM’in Ankara ve Türkiye sanayisine ağırbaşlı paha kattığını, uluslararası bir markaya dönüştüğünü söyledi.

Bölgedeki kümelenme çalışmalarını yakından izlediklerini ve desteklerini anlatan Ağbal, bunun yerli ve ulusal üretim kabiliyetlerinin ve kapasitesinin oluşturulmasında mühim bir fırsat olduğunu dile getirdi.

Son 16 yıldır AK Parti hükümetleri olarak memleket ekonomisinin büyümesi ve refahının artması için gece gündüz çalıştıklarını vurgulayan Ağbal, bu dönemde iktisat politikalarında izledikleri doğru çözümler ve politikaların Türkiye’yi bölgede bir cazibe merkezi haline getirdiğini anlatım etti.

Ağbal, bu dönemde Türkiye’nin küresel anlamda da bir başarı hikayesi yazdığının altını çizerek, “Doğru ekonomik politikalar uyguladık, halk maliyesinde kendimizi düzelttik, kendimize çeki tertip verdik. Artan bütçe açıklarını aşağı çektik. Ekonomide üretimin, yatırımın, istihdamın önünü açtık.” diye konuştu.

Gerek iktisat politikalarında gerek demokratikleşme ve dışa açılmada da doğru politikalar uygulandığını aktaran Ağbal, Türkiye ekonomisinin 2010 ile 2017 yılları arasında yüzde 6,9 büyüdüğünü, 8,5 milyon insana ek istihdam sağlandığını bildirdi.

Ağbal, Türkiye’ye gelen kapital akımlarının da iyi kullanıldığına, hususi sektörün daha fazla yatırım yaptığına dikkati çekerek, vatan dışından gelen sermayede de mühim artışlar olduğunu kaydetti.

Bakan Ağbal, şöyle devam etti:

“Bütün bunların sonucunda Türkiye ekonomisi 2002-2017 döneminde ortalama yüzde 6’ya yakın büyüme sergiledi. Türkiye 1990 ile 2001 yılları arasında yüzde 3,4 büyüdü. Büyümeyi ikiye katladık. Dünü bilmezsek, bugün yüzde 6’lık büyümenin önemini bilmemiz olası değil. Biz bunu devam ettirmek istiyoruz. Türkiye ekonomisi büyüme potansiyeli, geleceği olan bir memleket ama doğru politikalar, politikacılar ve doğru çözüm önerileriyle. Yoksa ‘Şunu yaptım, bunu yaptım, şunu verdim, bunu verdim’ anlayışlarıyla bu memleket 90’lı yıllarda gittiği yere gider. 1990’da şahıs başına ulusal gelir 3 bin 500 dolardı, 12 sene sonra tekrar 3 bin 500 dolar. 1990’lı yıllarda 12 sene boyunca yerimizde saymışız. Bugün öyle mi? 3 bin 500 dolardan almışız, bugün şahıs başı ulusal geliri yaklaşık 11 bin dolara getirdik.”

– Küresel senaryolar

Küresel anlamda istikbal 3-4 yılda yeni bir evreye girileceğini anlatım eden Ağbal, ABD Merkez Bankasının ürem artırımına başladığını, beklenen senaryonun dünyada ürem oranlarının yukarı gitmesi olduğunu kaydetti.

Ağbal, küresel kapital akımlarında da daha zor bir döneme girildiğini belirterek, gelişmekte olan ülkelere kaynak akışında nispi yavaşlama olacağına, küresel anlamda enflasyonun artacağına dikkati çekti.

Petrol fiyatlarının da yükseldiğine işaret eden Ağbal, bunun Türkiye’de ve gelişmekte olan ülkelerde ağırbaşlı anlamda finansman ihtiyacını artıracağını bildirdi.

– “Ekonomide yeni bir döneme giriyoruz”

Ekonomide yeni bir döneme girildiğini vurgulayan Ağbal, bu dönemin gereklerine müsait olarak iktisat politikalarında da yeni bir modele geçileceğini söyledi.

Ağbal, “Küresel iktisat neyi gerektiriyorsa onu yapacağız ama üretimi önceliklendireceğiz. Üretimden asla vazgeçmeyeceğiz. Üretimi devam ettirmek için daha fazla kaynağa ihtiyacımız var. Türkiye’ye kaynak girişini sağlayacak reformları art arkaya yapacağız. Bu konuda hazırlıklıyız.” ifadesini kullandı.

Küresel sermayenin Türkiye’ye gelmesi noktasında, başta demokratikleşme standartlarının artırılması, hukuk devletinin güçlendirilmesi, olağanüstü halin kaldırılması gibi birçok alanda hızlı adımlar atacaklarını vurgulayan Ağbal, vatan içinde tasarrufların artırılacağını ve lüzumlu düzenlemelerin yapılacağını dile getirdi.

Ağbal, enerji politikalarının öneminin daha da büyüyeceğine işaret ederek, yerli ve ulusal enerji kaynaklarının kullanımını artıracaklarını kaydetti.

Yeni dönemde halk maliyesinin, ekonominin umumi tasarruf ihtiyacına müsait bir görünüme sahip olacağını aktaran Ağbal, ülkenin bütçe açıklarının küresel bazda düşük kalsa da cari açığı denetim altında tutmak ve enflasyonu aşağı çekmek için kamunun “kemer sıkması”nın kaçınılmaz olduğunu söyledi.

– “Türkiye, büyümesine devam edecek”

Ağbal, yatırımdan ve üretimden asla tasarruf olmayacağının altını çizerek, ekonomiyi ve hususi sektörü destekleyeceklerini vurguladı.

Türkiye’nin en kuvvetli yanlarından birinin büyüyen ekonomisi olduğunu belirten Ağbal, memleket ekonomisinin bugüne kadar sürdürdüğü büyüme serüvenine önümüzdeki dönemde de devam edeceğini dile getirdi.

Ağbal, “Geçen 16 yılda değişen küresel ekonomik koşullara nasıl ayak uydurulduysa o dönemlerin gerektirdiği iktisat politikaları doğru biçimde uygulamaya konulduysa önümüzdeki süreçte de doğru politikalara devam edilmesi gerekiyor. Bugün Türkiye’nin halk projelerini, sınırları aşan mega projeleri uygulayacak gücü var.” dedi.

Son dönemde bilhassa hususi sektörün desteklenmesi için fazla sayıda düzenleme yaptıklarını ve teşvikler getirdiklerini hatırlatan Ağbal, hususi sektörün kalkınmanın ve büyümenin tek kaynağı olduğuna inandıklarını söyledi.

– “Devreden KDV meselesini kökten çözeceğiz”

Türkiye’nin bugün hususi sektör kaynaklı bir büyüme modeli uyguladığını hatırlatan Ağbal, bunun ne kadar sürdürülebilir ve ekonominin ne kadar dayanıklı olduğunun, karşı karşıya kalınan şoklarla görüldüğünü aktardı.

Ağbal, bu modele devam edeceklerini, serbest piyasa ekonomisinin daha işler hale geleceğini kaydetti.

Son dönemde yatırımlar üzerindeki birçok vergiyi kaldırdıklarına değinen Ağbal, “Maliye Bakanlığı basit basit vergilerden vazgeçmez ama son 3 yıldır yatırım, üretim, dışsatım ve istihdam üzerinde yük oluşturan gelir, kurumlar, katma değer, damga vergileri, harç, stopaj gibi birçok vergiyi ya kalıcı ya da geçici olarak, ekonominin ihtiyaçlarına göre kaldırdık. Bu sayede hususi sektör ve kurumların önü açıldı.” değerlendirmesinde bulundu.

OSB’lerin önünü açacak birçok düzenlemeyi de hayata geçirdiklerini anlatan Ağbal, Meclisten geçen KDV Kanunu ile işletmeler üzerinde yük oluşturan birçok uygulamayı yürürlükten kaldırdıklarını, maliyetleri aşağı çektiklerini söyledi.

Ağbal, şunları kaydetti:

“Bir tek eksiğimiz var, hala işletmelerin üzerinde finansman yükü oluşturan ‘devreden KDV’ sorunu. Ben bunun takipçisiyim. Bunun işletmeler üzerinde yük oluşturduğunu, işletmelerin rekabetçiliği üzerinde mani teşkil ettiğini bilen bir insanım. Bir işletmenin bilançosunda devreden KDV, sol tarafta alacaklarda gözüküyor ama enflasyon karşısında eriyor, paha kaybediyor. Bir taraftan diyoruz ki ‘Senin devreden KDV alacağın var’, bir taraftan da ‘Şu kurumlar vergisini öde.’ Bu adaletli değil. Burada bazı çekinceler vardı, onları da hızlı bir şekilde aştıktan sonra, Türkiye’de bu devreden KDV meselesini kökten çözeceğiz. Bu sizlerin bilançolarını güçlendirecek, işletme sermayesindeki eksikliklerinizi tamamlayacak ve önünüzü açacak. Yabancılara karşı haksız rekabetten de kurtulmuş olacaksınız.”

Vergi Usul ve Gelir Vergisi kanunlarına yönelik çalışmaların da devam ettiğini belirten Ağbal, yakın zamanda bunların da tamamlanacağını bildirdi.


Yazar admin

Check Also

Rusya'da imalat PMI düşüşünü sürdürdü

Rusya’da imalat PMI düşüşünü sürdürdü

Rusya’da imalat endüstri PMI, temmuzda bir önceki aya göre 1,4 puan gerileyerek 48,1 puana düştü. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir